Zuhruf sûresi, 51: Mısır'ın Sahibi kim?





Author: Osman KARYAĞDI - min read. - Post Date: 03/05/2019
Clap

Kur’an bir tarih kitabı olmadığı için Firavun’un tarihi seyrini anlatmaz, sadece belli karakteristik özelliklerine dikkatleri çeker. Zuhruf suresinde Hz. Musa ile mücadelesi; onu hakir, kendini üstün görmesi ve firavunluğa giden yolda halkın rolüne vurgu yapılır.

Firavun’u firavun yapan özellikler

Kur’ân, geçmişi bugünle, bugünü de yarınla bir arada görüp bilen Allah’ın (celle celâluhu) kelâmıdır. Allah’ın ilmi zaman ve mekanla sınırlı değildir. Dolayısıyla Kur’ân’da -insanlık alemi için- dün yani geçmişte yaşanmış olaylar, bugün halihazırla yaşanmakta olan ve gelecekte de yaşanacak pek çok hâdiseyi kendi kıymeti ölçüsünde, ya sarahaten, ya işareten, ya da remzen yer almaktadır.

Kur’an’da iyi kimseler çoğunlukla peygamber karakterinde ortaya konulur, peygamberler dışında da iyi karakter sahibi, salih insanlar vardır. Kötülüğü temsilen şeytan önemli bir varlıktır. Ancak insanlarla alakalı olarak kötülüğün temsilcisi olarak daha çok firavun dikkatlere sunulur. Şurası açıktır ki, Kur’an şahıslardan ziyade şahısların her dönemde geçerli olan “vasıf” ve “karakter“lerine dikkatleri çeker. Şahıslardan bahsederken de onları örnek alınması/sakınılması gereken “prototip“ler olarak ele alır.

Firavun; eski Mısır krallarına verilen unvandır. Aslında kelime öncelikle Firavun’un sarayını ifade etme adına “büyük ev” anlamındaki bir kelimeden çıkmıştır. Öncelikle saray çevresini ifade eden kelime daha sonra sadece kralın kendisini ifade etmeye başlamıştır.

Kur’ân-ı Kerîm’de firavun kelimesi sadece Hz. Mûsâ dönemindeki Mısır kralını ifade etmekte olup Hz. Yûsuf zamanındaki kral için “rab” ve “melik” kelimeleri kullanılmaktadır.

Kur’an’da 74 yerde Firavun ismi geçer hepsi de Hz. Mûsâ ve İsrailoğulları zamanındaki idareciyi anlatır. Bu firavun;

  • Hz. Musa’nın karşısındadır,
  • yeryüzünde büyüklük taslamaktadır,
  • böbürlenmektedir, 
  • ilâhlık iddiasında bulunacak kadar kendini beğenmiş birisidir,
  • halkını küçümseyip zayıfları ezen bir şahıstır,
  • ölümle yüzleştiği zaman, bütün iddialarını unutacak kadar korkak bir şahsiyettir.

Kur’an’da zikredildiği yerlerin pek çoğunda, Firavun tek başına değil, aile efradı, avenesi(mele’) kavmi(halkı) ve askerleri ile anlatılmaktadır. Bu da, ne kadar büyüklenirse büyüklensin, onun bir kişi olarak tek başına bir değerinin olmadığını, belli bir kişiliği temsil ettiğini ve bir prototip olduğunu göstermektedir. 

Kur’an bir tarih kitabı olmadığı için Firavun’un tarihi seyrini anlatmaz, sadece belli karakteristik özelliklerine dikkat çeker. Zuhruf suresinde Hz. Musa ile mücadelesi; onu hakir, kendini üstün görmesi anlatılır. Farklı surelere dağılan firavun portresinden onun bir süreç takip ederek, büyüklüğünü, dahası ilahlığını(!) Mısırlılara kabul ettirdiği anlaşılmaktadır. Onun “ben merkezli”, kimseyi dinlemeyen, herkese tepeden bakıp emirler yağdıran bir idareci (firavun) olmasına giden yolda, halkın tepkisiz kalmasının önemli bir rolü vardır…

Author: Osman KARYAĞDI - min read. - Post Date: 03/05/2019